Acıların arasında futbola tutunan Benik Afobe yeni bir meydan okuma için Türkiye’de!

Acıların arasında futbola tutunan Benik Afobe yeni bir meydan okuma için Türkiye’de!

DERLEYEN ÜMİT GENÇ | Hayatta bazı şeyler futboldan daha önemlidir ama yaptığınız en harika şey o topla oynamaksa günün sonunda tutunacak dalınız yine futbol olur…

İşte tam bu sözlerin hakkını verecek bir hikaye bu. Kahramanı Benik Tunani Afobé!

Trabzonspor’un 27 yaşındaki Kongolu yeni transferi kısacık kariyerine sığdırdığı çok trajik anılarıyla Türkiye’ye adım attı.

12 Şubat 1993’te Londra’da dünyaya gelen Afobe’nin adını futbol tutkunu İngilizler ilk kez 2007-2008 sezonunda Arsenal Akademisi’nde duydu. İlkokul çağındaki Afobe o sezon U15 takımı oyuncusu olmasına rağmen kendisinden yaşça ve fizikçe büyük olan U16’larla idmana çıkıyordu. Şaşırtıcı potansiyeliyle akranlarının arasından sıyrılan Afobe, U16 liginde 40 gol atınca herkesi futbolcu olacağına ikna etti.

YETENEĞİ ARTIK BİR SIR DEĞİLDİ

2 yıl sonra Arsenal U18 takımı ile şampiyonluğa uzanırken Avrupa Şampiyonası’nı kazanan İngiltere U17 takımında da tam 11 gol atarak uluslararası düzeyde ilk madalyasını kazanmıştı. Afobe’nin yeteneği artık bir sır değildi.

Arsenal ve İngiltere Milli Takımı’nda elmas gibi parlayan genç golcü çok geçmeden Barcelona’nın radarına girdi. Afobe’yi yakından takip eden İspanyol scoutlar Arsenal’a yetiştirme bedeli önererek transfer teklifinde bulundu. Ancak İngilizler Afobe’yi bırakmadı. Akademinin taze yeteneğine hemen profesyonel sözleşme imzalatıldı. Onun için en büyük avantaj, gelişme döneminde hep kendinden büyüklerle oynamış olmasıydı.

BİR FUTBOLCUNUN EN ÇOK KORKTUĞU ŞEY BAŞINA GELDİ

2001 yılında Arsenal Akedemisi’nden içeriye adım atan Afobe 2011 yılına gelindiğinde artık çok özel bir isimdi. A Takım için müthiş bir alternatif olmaya hazırlanırken yaşadığı kasık sakatlığı onun için kabusun başlangıcı oldu.

Tam 16 maç kaçıran genç golcü toparlanma sürecinde önce Reading’e ardından Bolton’a kiralandı. Ancak bu kısa maceralar da Afobe’yi başına bela olacak ilk ciddi sakatlığından kurtaramadı. 2012-13 sezonunda bir futbolcunun en çok korktuğu şey başına geldi. Çapraz bağları koptu. 19 maç daha kaçıran Kongolu 2 büyük sakatlıktan sonra azmiyle Championship’e kanca atmayı başardı.

KULÜP TARİHİ REKORUYLA TRANSFER

Wolverhampton 2.6 milyon Euro karşılığında kendisini transfer etti. Championship’te 21 maça çıkan Afobe en iyi yaptığı işi yeniden yaparak 13 gol 5 asistle yıldızlaştı. Bu göz alıcı performans sayesinde Bournemouth Kulüp tarihinin en yüksek bonservis bedeli olan 13.30 milyon Euro karşılığında onu kadrosuna kattı.

Premier Lig’e yeniden zıplama fırsatı bulan Afobe 15 maçta 4 gol atarak beklentilerden bir hayli uzakta kaldı. Devre arasında tekrar Wolverhampton’a kiralandı ve yaz transfer döneminde 11.4 milyon Euro karşılığında bonservisi yeniden alındı. Sezon sonu bu kez yolu Stoke City ile kesişti. Championship ekibi onu önce kiraladı daha sonra 13.5 milyon Euro ödeyerek kadrosuna kattı.

İKİNCİ KEZ AYNI KADER…

Stoke ile 51 maça çıkan Afobe 9 gol 2 asist katkısı verdi. Yarım sezon daha oynadıktan sonra Bristol City’e kiralandı. Sakatlık belası burada da peşini bırakmadı. Hayatının ikinci büyük şokunu yaşayan Afobe bir kez daha çapraz bağlarını kopardı ve tam 33 maç sahalardan uzak kalarak kariyerinin en uzun süre forma giyemediği döneme girdi.

2 YAŞINDAKİ AMORA’NIN ACISIYLA YIKILDI

13 Eylül’de yaşanan korkunç sakatlığın üzerinden sadece 3 ay sonra bir insanın hayatta yaşayabileceği en büyük acılardan birini yaşadı. 2 yaşındaki kızı Amora’yı ciddi bir enfeksiyon hastalığı sebebiyle kaybetti. Doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayan Amora’nın ölümü Afobe ve ailesini büyük bir yıkıma uğrattı. İngiltere futbolunun sevilen figürü için bir çok futbolcu dostu ve Premier Lig kulübü duygu dolu mesajlar paylaşarak ona her fırsatta destek oldu. Bu yıllardır biriktirdiği dostlarının onu ayakta tutma mücadelesiydi. Afobe’nin en büyük tesellisi ise Amora’dan biraz daha büyük olan diğer kızı Alba oldu.

Benik Afobe, no words or messages on my shirt will ever be enough but just want you to know Me, Leicester city and the footballing world are here for you and your family. Stay strong at this heartbreaking time brother.

— James Maddison (@Madders10)

We are deeply saddened to learn of the tragic passing of Benik Afobe's daughter, Amora

Everyone in the Arsenal family sends love and support to Benik and his family at this heartbreaking time

— Arsenal (@Arsenal)

Geçtiğimiz yılı bu 2 dramatik olayla bitiren Afobe’ye sürpriz bir şekilde Türkiye kapısı açıldı. Trabzonspor teknik direktörü Eddie Newton’ın ısrarla istediği golcü için Stoke City’e teklif yaptı. İngiliz futboluna yıllarını veren Newton onun yepyeni bir başlangıç yapması için Trabzon’un biçilmiş kaftan olabileceğine inanmış olmalı ki bizzat telefonla arayarak kendisini davet etti.

TRABZON’DA YENİDEN BİR MEYDAN OKUMA SAVAŞI

Yaşadığı acı ve üzüntüleri geride bırakıp Trabzon’da yeniden bir meydan okuma savaşına girme fikrine sıcak bakan Afobe hemen toparlanıp Türkiye’ye geldi.Kariyerinin son dönemini inişli çıkışlı bir grafikle sürdüren Kongolu tıpkı Sörloth’da olduğu gibi bir fırsat transferi olarak görülüyor.

Bordo mavililer Stoke City ile 2021’e kadar sözleşmesi olan futbolcu için 100 bin Euro civarında kiralama bedeli ödeyecek. Bordo mavililer sezon sonunda oyuncu ile yeni bir sözleşme yaparsa kulübüne 1.2 milyon Euro ödeyecek. Afobe’nin Trabzonspor’a toplam maliyeti 1,5 milyon Euro’yu bulacak.

EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ ATLETİK YAPISI

Her iki ayağını da iyi kullanan Afobe ayak içi golleriyle nam salmıştı. Premier Lig’de çıkış yaptığı ilk dönemlerde İngiliz basını onun için ‘güçlü ve acımasız’ yakıştırmalarını yapmıştı. Kariyerinin tamamını İngiltere’de geçiren ismin en büyük özelliği atletik ve çabuk yapısı. Afobe savunma arkasına yaptığı koşularla takımı adına hızlı hücum fırsatları yaratabilen bir isim. Bu güne kadar onun potansiyelini kimse tartışmadı ancak yaşadığı ağır travmalar nedeniyle çok zor günler geçirdi. Trabzonspor takım yapısı olarak onun yeniden futbola sarılması için harika bir fırsat olabilir.

Yaşadığı acı hikayelerin Türkiye’de bir mutluluk tablosuna dönüşüp dönüşmeyeceğini tüm futbol severler gibi ben de merakla bekliyor olacağım…